Emlakjet Üst Yöneticisi Tolga İdikat, yaptığı değerlendirmede, konut alım alışkanlıklarının özellikle salgın sonrası dönemde belirgin şekilde değiştiğini vurguladı.
Tolga İdikat, konut alıcılarının daire tercihlerinin, özellikle salgın süreciyle birlikte ortaya çıkan yeni yaşam tarzlarına paralel olarak farklı bir doğrultuya evrildiğini belirtti. “Hibrit ve uzaktan çalışma sistemlerinin devam etmesiyle gündelik hayatta talep edilen belli başlı alanlardan birisi çalışma odası veya çok amaçlı kullanılabilen alanlar oldu. Bu noktada 2+1 ve 3+1 daireler, satın alımı tercih edilen en popüler alternatifler.” sözleriyle, alıcıların artan mekan ihtiyacına vurgu yaptı.
Konut tercihinde metrekareye düşen alanın öneminin artmakta olduğuna dikkat çeken İdikat, yaşam alanlarının sadece oturma ve barınma değil, aynı zamanda çalışma, dinlenme ve sosyalleşme gibi çok boyutlu ihtiyaçları karşılayabilecek düzeyde olması gerektiğini dile getirdi. Bu değişimle birlikte, kullanıcıların konum seçimlerini de yalnızca merkeze olan uzaklığa göre değil; yeşil alan varlığı, sosyal donatılar ve konfor kriterleri doğrultusunda şekillendirdiğini ifade etti.
Doğayla Bütünleşen Lokasyonlara Yönelim
Tolga İdikat, şehir merkezlerine yakın fakat daha huzurlu, doğayla iç içe bölgelerin son yıllarda daha fazla ilgi görmeye başladığını söyledi. “Salgın sonrası dönemde daha doğal ve sakin olan alanlara yönelmeyle şehir merkezlerine yakın fakat daha huzurlu yerleşim yerlerinin alıcılar için ilgi çekici hale geldiğini” belirten İdikat, bu tercihin evden çalışma koşullarının sürekliliğiyle daha da pekiştiğini aktardı.
Banliyö bölgelerinde konumlanan projelerin, daha geniş metrekare sunmaları, ekonomik fiyatlı olmaları ve doğal çevreyle iç içe yaşam vadetmeleri nedeniyle alıcıların ilgisini çektiğini dile getiren İdikat, “Özellikle evden çalışma modelinin yaygınlaşması ve yaşam alanlarının daha geniş ve ferah olma ihtiyacı, banliyölerdeki konutlara olan ilgiyi artırdı. Salgın sonrası dönemde de bu eğilim devam ediyor ancak şehir merkezlerindeki projeler de ulaşım kolaylığı ve sosyal donatılar açısından hala cazibesini koruyor.” sözleriyle iki lokasyon seçeneğinin de kendi içinde avantaj sunduğunu belirtti.
Finansman Seçeneklerinde Değişen Eğilimler
Konut alıcılarının finansman tercihlerinin, ekonomideki ve bankacılık sistemindeki gelişmelere göre sürekli bir değişim içinde olduğunu kaydeden İdikat, banka kredilerinin halen en çok tercih edilen yöntem olduğunu ifade etti. Fakat faiz oranlarının önceki yıllara göre oldukça yüksek seviyelerde seyretmesi nedeniyle tüketicilerin daha esnek ve alternatif ödeme seçeneklerine yönelmek zorunda kaldıklarını dile getirdi.
Yürüttükleri anket sonuçlarına da değinen İdikat, “Ekim 2024’e kıyasla kredi kullanarak ev sahibi olma isteği 3 puan artarak yüzde 33’ten yüzde 36’ya yükseldi fakat kullanıcıların büyük bir kısmı şu an için konut satın almayı düşünmüyor. Buna rağmen kredi faiz oranlarının düşeceğine dair beklenti 7 puan artış gösterdi. Bu durum, faiz oranlarında bir düşüş yaşandığında konut talebinde belirgin bir artış olabileceğine işaret ediyor.” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, özellikle faiz oranlarının konut sektöründeki alım kararları üzerindeki etkisini ortaya koyması açısından dikkat çekici bulundu.
Deprem, Teknoloji ve Sosyal Donatılar Alım Kararlarını Etkiliyor
Tolga İdikat, konut alırken dikkate alınan faktörlerin çeşitlendiğini ve zamanla farklı önceliklerin öne çıktığını söyledi. “Son yıllarda karşılaştığımız büyük depremler, teknolojik gelişmeler gibi faktörler de alıcıların tercihini etkiliyor. Artık deprem yönetmeliğine uygunluk, konut seçimi yaparken dikkat edilen en önemli unsurlardan birisi haline geldi. Alıcılar, projelerin malzeme, inşaat kalitesi ve deprem dayanıklılığı konusunda daha seçici davranıyor.” açıklamasıyla, güvenlik endişelerinin satın alma kararında belirleyici olduğunu ifade etti.
Teknolojinin yaşam kalitesine etkisinin de önem kazandığını belirten İdikat, enerji tasarrufu, güvenlik ve konfor sağlayan akıllı ev sistemlerinin kullanıcılar tarafından daha fazla rağbet gördüğünü vurguladı. Sosyal donatı alanlarının değer kazandığını belirten İdikat, “Yeşil alanlar, yürüyüş ve spor alanları, sosyal tesisler başta genç profesyoneller ve aileler için oldukça önemli bileşenlerdir. Güvenli, teknolojik ve yaşam kalitesini yükselten projelere yönelik ilgi artmıştır. Tüm bunlar konut seçiminde tercih sebebi olan faktörlerdir.” diyerek günümüzde ideal konutun sadece fiziksel niteliklerle değil, aynı zamanda sunduğu yaşam kalitesiyle de ölçüldüğünü ifade etti.